• Anasayfa
  • Yayımlar
  • Yazarlar
  • İletişim
Böyle Olmasın da!

 Bir Yunan Çömleğine Kaside

1–2 dakika

·

14 Aralık 2023

·

Genel

Sen hep bakire gelini sessizliğin,

     Sen sükutun evlatlığı ve ağır zamanın,

Orman perisi yalnız sen anlatabilirsin

    Şiirimden daha tumturaklı bir masal:

Hangi sarmaş dolaş efsane dadandı suretine

    Yüce ya fani ya da ikisi de olan,

Tempe’de mi yoksa Arcadia vadisinde?

    Hangi insan ya da tanrılar bunlar? Hangi arzusuz kız?

Hangi çılgın arayış? Hangi çaba kaçmaya?

       Hangi kaval ve defler? Hangi vahşi cezbe?


Bilindik ezgiler tatlıdır, fakat duymadıklarımız

    Daha tatlı, bundandır, narin kavallar çalın;

Dünyevi kulağa değil, ama, daha sevgilisine

    Çalın duyulmamış şarkılarını ruhun:

Güzel gençlik, ağaçların altında, sen terk edemezsin

    Şarkını, terk edemezsin o ağaçları çıplaklığa;

             Gözükara aşık, asla ama asla öpemezsin onu,

Karalar bağlamayın dudaklara yakın olsanız da;

    Sevgilin asla solamaz eremeseniz de saadete,

             Sonsuza dek seveceksin ve o da hep güzel kalacak!


Ah, talihli, talihli dallar! dökülemez

     Yapraklarınız, ya da asla elveda demez bahar;

Ve şen ozan, zinde,

      Sonsuza dek çalar ezgisini, sonsuza dek yeni;

Daha mutlu bir aşk, daha mutlu, mutlu bir aşk!

      Sonsuza dek sıcacık ve hala keyifli,

           Sonsuza dek nefes nefese ve sonsuza dek diri;

Tüm insan arzusu nefes alan çok yukarıda,

      Bırakır bir kalp matemli ve bıkkın,

           Bir yanan alın, bir kupkuru ağız.


Kim bu gelenler kurbanlığa?

     Hangi yeşil mabede, ey sırlı rahip,

 Getirirsin sen göklerde alçalan şu düveyi,

     Ve ipeksi kanatlarını çelenklerle süslenmiş?

Hangi küçük yerden dere ya deniz kenarında,

     Ya da dağa kurulmuş huzurlu hisarıyla,

         Gelir bu halk, bu imanlı sabahta?

Ve küçük yer senin sokakların hep

    Sessiz kalacak ve bir ruh bile yok anlatacak

         Neden ıssızsın ve neden kimse dönemeyecek.


Ey Yunanî şekil! Güzel endam! nakışlarıyla

     Mermerden adamların ve genç kızların bezekli,

Orman dallarıyla ve çiğnenmiş yaban otuyla;

     Sen, sessiz biçim, uzaklaştır bizi düşüncelerden

Aynı sonsuzluk gibi: Soğuk Kır!

     Yaşlılık ne zaman heba edecek bu nesli,

          Sen duracaksın orada, tüm öte kederlerin ortasında

Bizden daha dostça insanlığa diyeceksin,

     “Güzellik gerçektir, gerçekse güzellik- hepsi bu

         Bilmen gereken dünyada, tek bilmen gereken”

                                                        Ode on A Greacian Urn- John Keats

Bunu paylaş:

  • X'te paylaşın (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook' da Paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Sen hep bakire gelini sessizliğin,      Sen sükutun evlatlığı ve ağır zamanın, Orman perisi yalnız sen anlatabilirsin     Şiirimden daha tumturaklı bir masal: Hangi sarmaş dolaş efsane dadandı suretine     Yüce ya fani ya da ikisi de olan, Tempe’de mi yoksa Arcadia vadisinde?     Hangi insan ya da tanrılar bunlar? Hangi arzusuz kız? Hangi çılgın arayış? Hangi çaba kaçmaya?…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

  • Siberpunk

    Siberpunk

    10 Ocak 2026
  • Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    30 Kasım 2025
  • Çığıltı

    Çığıltı

    8 Kasım 2025
  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • Böyle Olmasın da!
    • Diğer 32 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • Böyle Olmasın da!
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d