• Anasayfa
  • Yayımlar
  • Yazarlar
  • İletişim
Böyle Olmasın da!

BİR ANLAMA DENEMESİ: İSMET ÖZEL VE EZRA POUND

4–6 dakika

·

27 Aralık 2023

·

Emk, Genel
Almadıysam icazet Pindar’dan

Bela Bartok havarilerince hale

Poe’yu Pound’u Ginsberg’i ihmale

Bırakmama tarafından Amerika tınılmıyorsa

(İsmet Özel)

Özel’in Of Not Being a Jew(ONBJ) adlı eseri genelde kitapla aynı adı taşıyan ünlü şiriiyle bilinir. Oysa, eser çok uzun ve anlaşılması zor birçok şiiri de muhteva eder. Bunların anlamlandırılması için Özel her ne kadar düşünceden ayrık düşünülmeye çalışılsa da düşüncelerinden beri de değildir çünkü, kanımca, bu eser entelektüel katmanın bir dağ gibi şiirsel topografyayı delerek yükseldiği bir şiirsel denemedir. Bu tarz bir denemeyi ise modern epiklerin, bence en başarılı ve en zor eseri olan, Pound’un The Cantos’larında da görürüz. Hal böyleyken insan bunları kıyaslamadan duramaz.

İlk bakışta, yani henüz şiirlerine girişmeden önce, sadece içindekilere bakmak bile ONBJ için bir önsezi sağlar. Özel başlık atma konusundaki hassasiyetiyle bilinir. Şiir yazmadan başlıkları bulunduran şair burada oldukça kapalı ama bazen de oldukça açık başlıklar seçer: “Ben Türk Dediysem Eğer” açık bir giriştir ve eserin ithafıyla beraber kitabın izleğini gösterir:

Türklük şiir
Türkün eni Türkün boyu
Müslümanlığı kadar

Özel “çobanından padişahına kadar şair olan Türk milletine senet tedarik etmenin keyfini” sürer ve bunu Türk= Müslüman denklemiyle bariz bir şekilde kurgular. Sonrasında ne mi yapar? Bu denklemi dışlayan her şeye saldırıda bulunur ve dili oldukça zorlayarak da yapar bunu. Bu bir meydan okumadır, yer yer, bana kalırsa, Özel şöyle der gibidir: “Hadi bakalım, şimdi size Türkçenin sınırlarını dahi genişleterek bir saldırıda bulunacağım ve yumrukları yediğinizi anlamayacaksınız bile!” Özel bunu yaparken modern şiirin aparatlarını sonuna kadar kullanır, pastiş yapar, argo kullanır, diller arasında geçiş sağlar, formla oynar ve hepsinin yanında görüşlerini açık veya kapalı şiire yedirir. Ekonomi konusunda görüşlerini de sakınmaz: “Did Veblen Do Something?”, “İktisadi Coğrafya”, “John Maynard Keynes’ten Nefretimin Yirmi Sebebi”. Özel toplu bir saldırıda ve savunmada bulunur.

 Bu haliyle benzeri Pound’u ister istemez akla getirir çünkü Pound, tüm bu modern aparatlarla beraber, görüşünü şiirden asla sakınmaz. Onu estetize eder, yeri gelir yalın haliyle pastiş yapar. Kantolar tek tek anlam ifade etmez, onlar tamamı içinde anlam kazanan kelimeler gibidir. Bir Kanto bir kelime iken Kantolar ise birleşik halde cümledir. Yoksa Pound neden Kantolar boyu Thomas Jefferson’u seçmece alıntılasın ki? Ya da neden anlatır Malatesta’yı? Pound için tarih, kişiler ve kültür birer metafordur. Bunların birleşimi Kantolar’ı kurar. Malatesta Pound için bir ideal iken Basil Zaharoff tefeciğilin ve savaşın metaforunu kişiliğinde barındırır. Özel ise bunu daha tekil şekilde yapar yani ONBJ ancak tamamına bakılarak anlaşılacak kelimelerden müteşekkil bir yapıt değildir, kendine yeten şiirler de barındırır ama tamamına bakmadan da kapalı tarzı anlaşılamaz.

İşte iki örnek Özel ve Pound’dan tefecilik ve faiz üstüne:

“no picture is made to endure nor to live with
but it is made to sell and sell quickly
with usura, sin against nature”(CANTO XLV)

[hiçbir resim yapılmaz sürdürmek için ya da yaşamak onla
fakat yapılır satmak için ve satmak hızlıca
tefecilikle, günahtır doğaya karşı]

“Bak ben sana şimdi feraiz desem
Aklına ne geliyor
Faizimsi bir şey sandın değil mi dangalak
Çünkü kafanda senin Allah’ın emri diye bir şey yok
Gözünü kimin malına daldırdığının
Sağlam kaidesi yok bit pazarı demişler ya
Kaide yok kural var”(Dinosorus’un Rinoseroslara Bitimsiz Yakınması)

İki şair de görüşlerini açıkça bildirir burada ve eleştirilerini direkt olarak tefeciliğe yöneltmeleriyle yakınlaşırlar. İkisi de kültür ve tarih eleştirisi yapmaktan geri durmazlar, eski olanı alıp değiştirirler, kendilerine uygun kullanır hale getirirler. Özel Hey Joe ile Jimi Hendrix şarkısının adını bile alıp deforme eder, kendine ait kılar:

Hey Joe, where you goin' with that gun of your hand?
Hey Joe, I said, where you goin' with that gun in your hand? Oh
I'm goin' down to shoot my old lady
You know I caught her messin' 'round with another man, yeah
I'm goin' down to shoot my old lady
You know I caught her messin' 'round with another man
Huh, and that ain't too cool"

“Sevgilin varsa silah kuşanacaksın
Basacaksın kurşunu bir göz koyan olursa
Edinmediysen sevgili var gibi yapma
Çark et selden seni çarşı çarkı eyleme
Sinler uzamınsa uzamınsın kalakalsın çöl
Çölleşmiş sasının koyver payına.
..
Bir sofra ki kurtlanmış gıdalardan arınsa
Bunun getirisi de mi faiz
Ars Gratia Artis.”

Peki bu tarz deformasyonlar neye yarar? Bu kavramsal olarak dışarıya ait olan şeyi ele alıp onu boşaltarak iğdiş etmek, onu yeni bir yükle yüklemektir. Pound aynısını Hristiyan düşmanı olarak görülüp aforoz edilen Malatesta’yı yeniden ele alarak, onu idealize ederek yapar. Şahsi yazışmalarını alıntılar, tapınağını yapmaya çalışmasının ardındaki gizi aralar ve onu yeni bir yükle yükler. İsmet Özel de dışsal olanı Türk=Müslüman denklemiyle tekrar tekrar ele alır, kendine ait kılar ya da reddedip iğdiş eder.

Onun şiiri ucu süslü kırbaçtır:

“Ucu süslü kırbacımla
Döve döve döndürdüğüm bir topaç
Bende yoktur diye
Bir sebep mi bulacaktım
Resmi makamlar marifetiyle
Kendimde bir eksiklik hissi uyandırılmasına”(Hamiş)

Ve bu kırbaç kendinin olmayan bir topaçı cebren döndürür, bu topaç ona ait değildir, Dıştan gelir ama Özel ona hakimdir, onu süslü şekilde istediği gibi döndürür. Bundaki bariz anti-emperyal tonu Pound ve Joyce ile kıyaslamamak mümkün müdür? Joyce da İngilizce’yi istediği gibi döndürüp iğdiş ederek, kendi metaforlarını kurarak İngiliz emperyalizmine dilsel alanda başkaldırmıştı. Shakespeare’yi bile olağanüstü rahatlıkla kullanabiliyordu ve başkaldırısını Kelt mitlerine dayalı erken dönem Yeats-vari bir anlayışla ya da kaba bir milliyetçilikle yapmıyordu. O düşmanını evinde ziyaret ediyordu, dilsel alanda emperyalin dili olan İngilizce’nin iğdişi ve deformasyonu ile bir İrlanda ülküsü kuruyordu. Pound, tefeciliğe ve resmi tarih anlatısına karşıydı ve kendi idealinin peşindeydi, bunu yine o anlatıları ele alarak değiştirmeye çalıştı, ne kadar faşizan sonuçlara kaysa da. Özel ise onun olmayan topacı onun olan şiirsel kırbacıyla şaklatarak bir Türklük ve Müslümanlık girdapı yaratmaya çalışıyordu.

Bunu paylaş:

  • X'te paylaşın (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook' da Paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Almadıysam icazet Pindar’danBela Bartok havarilerince halePoe’yu Pound’u Ginsberg’i ihmaleBırakmama tarafından Amerika tınılmıyorsa(İsmet Özel) Özel’in Of Not Being a Jew(ONBJ) adlı eseri genelde kitapla aynı adı taşıyan ünlü şiriiyle bilinir. Oysa, eser çok uzun ve anlaşılması zor birçok şiiri de muhteva eder. Bunların anlamlandırılması için Özel her ne kadar düşünceden ayrık düşünülmeye çalışılsa da düşüncelerinden beri…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

  • Siberpunk

    Siberpunk

    10 Ocak 2026
  • Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    30 Kasım 2025
  • Çığıltı

    Çığıltı

    8 Kasım 2025
  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • Böyle Olmasın da!
    • Diğer 32 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • Böyle Olmasın da!
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d