Dağ üstünde dağ ve üstünde güneş
Esinti kavalı kuşlarda telek
Bu irtifa, çoban yalnızlığa eş
Yedi göğün merası bu dağda tek
Yükseldikçe azalan bu hava mı
Ya seyrelen atomları mı nefsin
Işıkların örülen billur camı
Görülür mü serencamı evrenin?
-Sabahtan uğradım bir güzele
Güzele uğramak hep sabahları
Ateşli uykularda renkler akşam
Duyulur çamların iğne ahları
Tün damarları kesildiğinde, gam!
Kar ıslıklarıyla bezenir çiçek
Ahestedir damarlarda cansuyu
Dolanıp büyütür şehvet ve istek
Saldırıp içer bengi su kuyuyu
-Ak ellerin boğum boğum kınalı
Unuttu suyu içeli adını
Ak eller al eller ve kara yazgı
Karıncalardır kemirir yadını
Yegane şey kalır geriye, kalgı!
Şahlanır ya eller mahmuzsuz at
Deler tüllerin’ ipek libasların
Kıraç bulutları al önüne kat
Belki yağdırır gövdesine yârın
-Dedim gider misin dedi yolumdur
Nerden gelir ağarır bu yol ve gök
Neden utkudur burada yenilgi
Sonsuz yapraklar türetir sonsuz kök
Şahlanıp durur dalgalarla ilgi
İlgi, gayesi kördüğüm toprağın
Çobandır güder durur tarlaları
Ekin biçilir başlarıyla dağın
Kalır geri esriklik tınazları





Yorum bırakın