• Anasayfa
  • Yayımlar
  • Yazarlar
  • İletişim
Böyle Olmasın da!

Uçurum/ Le Gouffre – Charles Baudelaire

2–3 dakika

·

15 Mayıs 2024

·

Câhil Aylak, Genel, Melkor

Tercümem:

1- “Gouffre” kelimesinin bir de menfi veçhesi vardır. Sıkıntı, badire gibi nüansları fısıldar. Tıpkı Türkçede “çukur” kelimesinde olduğu gibi: “Bir ayağım çukurda.”.

2- Sevgili manasındaki “yar” değil, uçurumsu bir manaya sahip “yar”.

Bu da aslı:

Le Gouffre’un Diğer Tercümeleri Üzerine


Elimin altında olan üç tercüme var, bunlar Erdoğan Alkan’ın, Ahmet Necdet’in ve Sait Maden’in. Biri hariç, kısaca diğerlerine göz atalım (Eren beğenmediğim şeyi uzun uzadıya eleştirmem derdi hep).
Erdoğan Alkan yine itinasını esirgememiş, esirgemekle kalmayıp bi’ güzel “kum yüzüyor”, “acı acı” gibi tabirleri eklemiş (!). Ahmet Necdet’in tercümesindeyse daha “münasip” kullanımlara rastlasam da görece saçma, anlam veremediğim kullanımlar mevcut.
Her ikisinin tercümesinde başlık ve son dize sıkıntılı. Başlığı yanlış anlama gafletine ben de düşmüştüm, “gouffre” kelimesinin şu anki coğrafi manasının (obruk) 19. asırda da aynı anlama geldiğini sandıydım, ancak eski sözlüklerde gezintiye çıktığımda dümdüz “uçurum” olduğunu anladım; yani “gouffre”un şu anki manası sonradan evrilmiş. Hülasa, kaydadeğer tek tercüme, Baudelaire’in Türkçedeki ağzı Sait Maden.

Sait Maden’inki; Baudelaire’in üslubunu aktarmaktır, pek yerinde yerel kılışlardır (yerel kılış = yerelleştirme), ahenktir hakikaten takdire şayan bir tercüme. Metihler bir kenara, bu şiiri tercüme etmemdeki temel motivasyon , yani Maden’in sorunlarını tadil etme ihtiyacı ışığında göze çarpan iki mühim sorundan bahsedeyim:


1) Kendini kimi kelimelerce tahdit etmesine rağmen Maden’in tercümeleri inanılmaz bir vecizliğe sahip. Türkçede 12 heceden daha az hecelerle ifade edilemeyeceğini düşündüğüm birçok mısraı ustalıkla 8-9 hecede tercüme etmiştir. Ancak “Le Gouffre” şiirinde bu ilahi kabiliyetini maalesef göremeyip 15’li hece vezninde tercüme ettiğini gördüm. Nedendir bilinmez… Muhtemelen birkaç mısraı hedeflediği (Örneğin 12, 13 yahut 14,14 olması daha muhtemel zira 15’li hece veznini Maden pek yeğlemez) daha kısa hece sayısında tercüme edemediğinden diğer mısraların da hece sayısını arttırmış. Bu da, hâliyle, daha kısa ifade edilebilecek mısraları oldukça uzatmış, örneğin: ” Et sur mon poil qui tout droit se relève/ Mainte fois de la Peur je sens passer le vent.”


2) Maden’in “la grève” (kıyı, sahil, kumsal) gibi sonede son derece mühim bir kelimeyi tercüme etmeyi yeğlememesi şahsen büyük bir hata, belki ıskalama. Sarih ki sone “intihar” içeriklidir ve “la grève” kelimesinin geçtiği bilinçakışımsı iki mısra (En haut, en bas, partout, la profondeur, la grève, /Le silence, l’espace affreux et captivant…) şairin deniz kenarındaki bir uçurumdan atlayışını tahayyül ettiğini gösterir: Çok derin bir uçurum… şair atlamış, her yerde derinlik… sonrasında kıyı’ya varmış, akabinde bir silence ki alıp götüren bir espace ki cezbeden, korkutan… Keşke Maden, “la grève”i aktarsaydı.

Bunu paylaş:

  • X'te paylaşın (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook' da Paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Le Gouffre (Uçurum) şiirinin tercümesi.

Yorum bırakın Cevabı iptal et

  • Siberpunk

    Siberpunk

    10 Ocak 2026
  • Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    30 Kasım 2025
  • Çığıltı

    Çığıltı

    8 Kasım 2025
 

Yorumlar Yükleniyor...
 

    • Yorum
    • Tekrar blogla
    • Abone Ol Abone olunmuş
      • Böyle Olmasın da!
      • Diğer 32 aboneye katılın
      • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
      • Böyle Olmasın da!
      • Abone Ol Abone olunmuş
      • Kaydolun
      • Giriş
      • Kısa adresi kopyala
      • Bu içeriği rapor et
      • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
      • Abonelikleri Yönet
      • Bu şeridi gizle
    %d