• Anasayfa
  • Yayımlar
  • Yazarlar
  • İletişim
Böyle Olmasın da!

Macbeth, Oyun 2, Sahne I-II

4–6 dakika

·

19 Haziran 2024

·

Emk, Genel

OYUN 2

Sahne 1

Banquo girer, ve Fleance meşaleyle ardından gelir.

BANQUO

Gece nasıl gidiyor, evlat?

FLEANCE

Ay battı. Saati duymadım

BANQUO

Ay 12’de batar.

FLEANCE

O zaman daha da geç, efendim.

BANQUO   

Tut kılıcımı

Kılıcını Fleance’ye verir

Göklerde bir tutumluluk var;

Tüm kandilleri sönük. Bunu da tut

Kurşun gibi bir ağırlık çöküyor üstüme,

Yine de uyuyamıyorum. Merhametli melekler,

Dizginleyin lanetli düşünceleri doğanın

Sükunetle yol verdiği.

Macbeth girer, ve meşaleyle bir Hizmetçi

Kılıcımı ver. – Kim oradaki?

MACBETH

Bir dost

BANQUO

Noldu, efendim, uyumadınız mı henüz? Kral yattı.

Görülmedik bir keyfi vardı, ve

Adamlarınıza karşı oldukça eli açık davrandı.

En kibar sahibemiz ismiyle 

Bu elmasla selamladı eşinizi, ve çekildi

Ölçüsüz bir memnuniyetle.

Macbeth’e mücevheri verir.

MACBETH

Hazırlıksız yakalandık,

Ve hizmetimiz eksik kaldı

Yoksa özgürce daha neler yapardık ona.

BANQUO

Her şey harika.

Dün gece rüyamda Kaderin Üç Kardeşini gördüm

Sana bazı gerçekleri gösterdiler.

MACBETH

Ben düşünmüyorum onları.

Yine de, rica minnet bir vakit bulabilirsek,

Bu konu üzerine laflayabiliriz,

Eğer siz de zaman bulursanız.

BANQUO

Ne zaman dilerseniz.

MACBETH

Eğer rızama sadık kalırsan, zamanı gelince,

Bir onur olacaktır bu senin için.

BANQUO

Bir şey kaybetmeyeyim de

Onu arttırmak için, ama yine de

Göğsüm dik ve sadakatim temiz oldukça

Söz dinlerim.

MACBETH

İyi dinlenmeler

BANQUO.

Teşekkürler, efendim. Size de.

Banquo ve Fleance çıkarlar.

MACBETH

Git ve hanımına bildir, içkim hazır olduğunda

Çanı çalsın. Sen de sonra git yat.

Hizmetçi çıkar.

Önümde gördüğüm hançer mi, 

Elime doğru uzanan? Gel, kavrayayım seni.

Elimde yoksun ama yine de net görüyorum seni.

Ölümcül bakış, hassas değil misin 

Hissetmeye görüşe karşı olduğun gibi? Ya da sen

Yalnız zihnimin bir hançeri misin, ya bir hatalı yaratım 

Ateşli beynimin ürettiği?

Yine de görüyorum seni, katı bir şekilde

Aynı şu an kınından çektiğim gibi.

Hançerini çeker.

Gittiğim yola refakat ediyorsun,

Ve kullanacağım aleti de gösteriyorsun.

Gözlerim kör ediyor öteki duyularımı

Ya da hepsine yeten bir tek o var. Seni net görüyorum,

Ve, kılıç ve hiddetinde, kan pıhtıları,

Daha önce görmediğim. Böyle bir şey yok.

Kanlı tasarımımın işi bu seni 

Gözlerime bildiren. Şimdi dünyanın yarısında

Tabiat ölü gibi durur, ve habis rüyalar 

Taciz eder perdelenmiş uykuları. Cadılık kutlar

Soluk Hecate’nin sunularını, ve solgun cinayet,

Telaşlanır gözcüsüyle, bir kurt,

Ulumaları izler ya avını, ve sinsice ilerleyerek,

Tarquin’in büyüleyici ve uzun adımlarıyla 

Bir ruh gibi yaklaşır maksatına. Ey emin ve sağlam yeryüzü,

Duyma adımlarımı, hangi yöne yürüdüklerini,

Çünkü korkarım ki tam da senin taşların dem vurur

Nerede olduğumdan ve zamanın şu anki dehşetini alır,

Tam uygun olduğu anda. Ben onu tehdit ederken, o yaşıyor.

Kelimeler yaptığımın harına üfler soğuk nefesler.

Bir çan çalar.

Gidiyorum, ve sonra bu iş bitecek. Çan çağırıyor beni.

Duyma bunu, Duncan, çünkü bu cenaze çanı sesiyle

Ya gideceksin cennete ya da cehenneme.

Sahne 2.

Lady Macbeth girer.

LADY MACBETH

Onları sarhoş eden şey beni cesur kılıyor.

Onları söndüren bana alevler veriyor.

Dur! –Sakin.

Baykuştu bu feryat eden, ölümcül tellal,

En sert iyi-geceleri dileyen. O artık iş üstünde olmalı.

Kapılar açık, şişkin nöbetçiler

Horlamalarıyla alay ediyorlar işleriyle. 

İçkilerini zehirledim,

Öyle ki ölüm ve tabiat çekişir onlar hakkında

Yaşayacaklar mı, ölecekler mi diye.

MACBETH[arkadan]

Kim var orada? Hey, noluyor!

LADY MACBETH

Eyvah! Korkarım ki uyandılar

ve iş hallolmadı. Eylemin kendisi değil teşebbüsü

Kahreder bizi. Dur! – Hançerlerini hazır etmiştim.

Bulamamış olamaz. Eğer benzemeseydi

Uyurken babama, ben yapardım bu işi.

Macbeth kanlı hançerlerle girer.

Kocacığım?

MACBETH

Yaptım bu işi. Bir gürültü duymadın mı?

LADY MACBETH

Bir baykuş çığlığı ve cırcır böceklerinin ötmesini duydum.

Konuşan sen değil miydin?

MACBETH

Ne zaman?

LADY MACBETH

Şimdi.

MACBETH

İnerken mi?

LADY MACBETH

Evet.

MACBETH

Dur! –İkinci odada kim yatıyordu?

LADY MACBETH

Donalbain.

MACBETH.

Üzücü bir hal.

LADY MACBETH

Ne aptalca bir düşünce, bir hale üzücü demek.

MACBETH

Biri uykuda güldü ve bağırdı

“Cinayet!”

Bu uyandırdı ikisini de. Durdum ve duydum onları.

Sonra dualarını edip tekrar uykuya daldılar

LADY MACBETH

Yan yana yatıyorlardı, ondandır.

MACBETH

Biri “Tanrı bizi korusun” diye bağırdı öteki “Amin” dedi,

Görmüşler gibi beni cellat ellerimle, 

Onların korkularını dinlerken. “Amin” diyemedim

“Tanır bizi korusun” dediklerinde.

LADY MACBETH

Bu kadar çok düşünme üstüne.

MACBETH

Fakat lütufa en ihtiyacım olduğu anda

ne diye “Amin”i telaffuz edemedim?

Ve “Amin” takılı kaldı boğazımda.

LADY MACBETH

Bu işler bu şekilde çok düşünülmemeli;

Yoksa deli ederler bizi.

MACBETH

Sanki bir sesin bağırışını duydum “Uyku yok daha!

Macbeth katletti uykuyu” – masum uykuyu,

Uykuyu devanın sökülmüş yumaklarını dikeni

Her günün ölümünü, ağrılı emeklerin banyosunu,

Yaralı zihinlerin merhemini, yüce tabiatın baş yemeğini,

Yaşam ziyafetinin başlıca besleyenini.

LADY MACBETH

Ne demek istiyorsun?

MACBETH

Hala bağırıyor “Uyku yok daha!” diye tüm eve.

“Glamis Beği katletti uykuyu, bu yüzden

Cawdor Beği bir daha uyuyamayacak. 

Macbeth bir daha uyuyamayacak.”

LADY MACBETH

Kim bağırıyor öyle? Neden, sevgili Beğim,

Asil gücünüzü gevşetiyorsunuz böylesine

Kafayı üşütmüşçe düşünerek. Gidip su için

Ve pis şahitlerinizi yıkayın ellerinizden. –

Neden bu hançerleri oradan getirdiniz?

Orada durmalılardı. Gidin, alın bunları ve lekeleyin

Uykucu nöbetçileri kanla.

MACBETH

Gitmeyeceğim bir daha.

Yaptığımı düşünmekten bile korkuyorum.

Tekrar bakmaya ise cüret edemem.

LADY MACBETH

Ne zayıf bir azim!

Ver bana hançerleri. Uyuyanlar ve ölüler

Bir resimden başkası değildir. Çocuklar korkar yalnız

Resmedilmiş şeytanlardan. Eğer hala kanıyorsa,

Nöbetçilerin yüzlerini de süsleyeceğim onla,

Çünkü suçlu gözükmeliler.

Hançerlerle çıkar. Kapı vurulur.

MACBETH

Nereden geliyor bu tık tık?

Nasıl her gürültü afallatıyor beni?

Nasıl eller bunlar! Aha, Gözlerimi oyuyor ellerim.

Yüce Neptün’ün tüm suları yıkasa da

Temizleyecek mi ellerimi? Hayır, onun yerine

Ellerim pek çok denizleri pembeleştirir,

Kızıl yapar yeşilleri.

Lady Macbeth girer

LADY MACBETH

İşte seninle aynı renkte ellerim, yine de utanırım

Senin gibi ak bir kalbi taşımaya.

Tık tık

Bir tık tık duyuyorum güney girişinde.

Odamıza gidelim.

Azıcık su bizi temizler bu işten.

Ne kadar kolay, değil mi! Sebatın

Seni başıboş bıraktı sadece.

Tık tık

Dur, daha fazla tık tık.

Gece esvabını giy, yoksa üstümüze kalır bu iş

Ve bizi uyanık bulurlar. Kaybolma bu kadar

Fena düşüncelerinde.

MACBETH

Yaptığım işi bilmektense kendimi bilmemek en iyisi.

Tık Tık

Uyandır Duncan’ı bu tık tıklarınla. Keşke uyandırabilsen.

Çıkarlar

Bunu paylaş:

  • X'te paylaşın (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook' da Paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

“Sanki bir sesin bağırışını duydum “Uyku yok daha! Macbeth katletti uykuyu” – masum uykuyu,”

Yorum bırakın Cevabı iptal et

  • Siberpunk

    Siberpunk

    10 Ocak 2026
  • Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    Doğmamış Çocuğa Don Biçmek

    30 Kasım 2025
  • Çığıltı

    Çığıltı

    8 Kasım 2025
  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • Böyle Olmasın da!
    • Diğer 32 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • Böyle Olmasın da!
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d