SAHNE 5
Gök gürültüleri. Üç Cadı girerler ve Hekate ile karşılaşırlar
BİRİNCİ CADI
Ne var, şimdi noldu, Hekate? Kızgın görünüyorsun.
HEKATE
Sizin gibi kocakarılar varken, neden olmayayım?
Küstahlar, münasebetsizler, nasıl cürret edersiniz de
Macbeth’le ölümün gizemleri ve meseleleriyle ilgili
Konuşup alışveriş edersiniz,
Ve ben, sizin büyülerinizin hanımı,
Tüm kötülüklerin yakinen tasarlayıcısı,
Nasıl olur da sanatımızın şanını kendimce
Göstermek için çağrılmam?
Ve daha kötüsü, tüm emekleriniz
Yaramaz bir çocuktan başkası için değil,
Öfkeli ve kinli, ötekileri gibi,
Yalnızca kendi çıkarını düşünür, sizi değil.
Tamam, telafi edin şimdi yaptıklarınızı, gidin
Ve gün ışırken Acheron Mağarasında
Benimle buluşun. Oraya gelecek
Kaderini öğrenmeye.
Kapkacaklarınız ve efsunlarınızı
Büyülerinizi ve ne gerekirse hazır edin.
Ben uçuyorum şimdi göğe. Harcayacağım bu geceyi
Kasvetli ve ölümcül bir son için.
Öğle olmadan bu iş halledilmeli.
Ayın bir köşesinde
Sarkar kocaman bir buğulu damla
Onu yakalayıp yere ineceğim,
Ve bu, büyü ustalığıyla damıtılmış damla,
Öylesine cinler çıkartacak ki
Onların hayallerinin gücü
Onu sürükleyecek karmaşaya.
Hor görecek kaderi, ölümü küçümseyecek
Taşıdığı ümit aşacak bilgeliği, korkuyu ve fazileti.
Ve hepiniz bilirsiniz ki, aşırı özgüven
Ölümlülerin en büyük düşmanıdır.
Şarkı ve Müzik sesleri.
Durun! Ben çağrılıyorum. Bakın minik perim,
Oturmuş sisli bir buluta beni bekliyor.
Hekate çıkar.
Gel buraya, gel buraya gibi şarkı sözleri
BİRİNCİ CADI
Hadi, acele edelim. Yakında geri gelir.
Çıkarlar.
SAHNE 6
Forres. Saray.
Lennox ve başka bir Lord girerler.
LENNOX
Önceden söylediklerim dikkatini çekmek içindi sadece,
Gerisini sen düşünürsün. Diyeceğim o ki
Garip şeyler oluyor. Yüce Duncan
Macbeth’i yaraladı; nasıl yaralamasın, ölmüştü.
Ve yiğit Banquo da yürüken geçe kaldı,
Seni memnun edecekse, Fleance öldürdü diyebilirsin
Çünkü Fleance de kaçtı. İnsanoğlu geçe kalmamalı.
Kim canavarca bulmaz Malcolm ve Donalbain’in
Yüce babalarını öldürmelerini? Melun iş,
Nasıl kederlendirdi Macbeth’i! Yürekten gelen
Bir hiddetle o kabahatli
İçkinin kölesi ve uykunun esiri
İkiliyi delik deşik etmedi mi hemencecik?
Şereflice değil miydi bu? Evet, ve akıllıcaydı da,
Çünkü atan her kalbi çileden çıkarırdı
Adamların inkarlarını işitmek. Bu yüzden demem o ki
O her şeyi doğru şekilde yaptı. Ve bence
Duncan’ın oğulları da elinin altında olsaydı
(Şükredelim ki değillerdi) onlar da görmeliydi
Bir babayı öldürmek neymiş. Fleance de öyle.
Neyse susalım. Duydum ki ileri geri konuşmalarından
Ve tiranın ziyafetinde bulunmadığından ötürü,
Macuduff gözden düşmüş. Efendim, nerede olduğunu
Biliyor musunuz?
LORD
Duncanın oğlu
(Doğuştan hakkı olan yerde bu tiran oturduğundan)
İngiltere sarayında yaşıyormuş ve dindar Edward
Öylesine lütufkarmış ki ona karşı
Bahtsızlığı hiçbir şey götürmemiş şanından.
Macduff da oraya gitti
Yüce Krala yalvaracak
Northumberland ve cengaver Siwardı ayaklandırsın diye
Böylece onların da yardımıyla(ve O yukarıdakinin
inayetiyle), öyle ki tekrar
Masalarımıza yemek, gecelerimize uyku gelecek,
Kanlı bıçaklardan azat olacak ziyafet ve şölenlerimiz,
İçten hürmet gösterip engin şanlar kazanacağız
Ve geri kalan tüm hasretini çektiğimiz şeyleri de.
Bu haber Kralı öyle kudurttu ki
Savaşa hazırlanmaya başladı bile.
LENNOX
Macduff’u çağırttı mı?
LORD
Çağırttı, ve kesin bir “Hayır efendim”
İle sırtını geri döndü suratı asık elçi
Ve mırıldandı sanki “Bu cevapla
Çaldığım zamanıma hayıflanacaksın” der gibi
LENNOX
Demek onu temkinli davranıp
Aklının elverdiği kadar
Uzak durduran şey bu. Bir kutsal melek
Ondan önce uçsa da İngiltere sarayına
Ve iletse mesajını, böylece tez bir lütuf
Lanetli bir elin altındaki bu ülkeyi hemen kurtarsa
LORD
Dualarım onunla.
Çıkarlar.
OYUN 4, SAHNE 1
Bir mağara. Ortada kaynar bir kazan. Gök gürler ve üç cadı girer.
BİRİNCİ CADI
Tekir kedi üç kez miyavladı.
İKİNCİ CADI
Üç kez ve bir kez de küçük kirpi inledi.
ÜÇÜNCÜ CADI
Kuşkadın “Zamanı geldi, zamanı geldi” diye bağırdı
BİRİNCİ CADI
Dönelim kazanın çevresinde;
Kokuşmuş işkembeleri atalım içine.
Soğuk taş altında karakurbağa
Otuz bir gün ve gece
Uyurken zehir toplaya
Büyülü kazanımda kaynaya
Cadılar kazanın çevresinde çember çizer.
HEPSİ
İkiye, eziyet ve acıyı ikiye katla
Ateşim yan, kazanım kayna
İKİNCİ CADI
Bataklık yılanından bir parça
Kazanda piş ve kayna.
Semender gözü ve kurbağa bacağı,
Köpek dili ve yarasa kıkırdağı,
Engereğin çatalı ve körsolucan kuyruğu,
Baykuş kanadı ve kertenkele budu,
Güçlü bir acının büyüsü için
Cehennem gibi kaynayın ve pişin.
HEPSİ
İkiye, eziyet ve acıyı ikiye katla
Ateşim yan, kazanım kayna.
ÜÇÜNCÜ CADI
Ejderha pulu, kurt dişi,
Cadı cesedi, gırtlak ve içi
Açgözlü tuzlu-su köpek balığının
Kökü karanlığa gömülü baldıranın
Kafir Yahudinin ciğeri
Keçi safrası ve porsuk yaprağı
Ay tutulduğunda toplanmışı,
Türk burnu ve Tatar dudakları,
Bir orospunun fırlattığı
Doğarken-boğulan bebenin parmağı,
Koyultsun ve pek etsin diye lapayı
Ekle bir de sakatatını kaplanın
Tam olsun diye tadı kazanın.
HEPSİ
İkiye, eziyet ve acıyı ikiye katla
Ateşim yan, kazanım kayna.
İKİNCİ CADI
Soğutalım onu şebek kanıyla
Büyü tam ve iyi olacaktır sonra
Hecate girer; Cadılara
HECATE
Ah, aferin size! Takdir ediyorum çabanızı,
Ve herkes paylaşacak kazancı.
Ve şimdi kazanın yanında dönün
Cinler periler gibi ötün,
Büyüleyin ne varsa içinde.
Bir şarkı ve müzik: “Kara Ruhlar” gibi. Hecate çıkar
İKİNCİ CADI
Başparmaklarımın kaşındığına bakılırsa,
Aşağılık bir şey geliyor bu yana.
Kilitler açılsana
Kapıyı çalana
Macbeth girer.
MACBETH
Yine ne var, gizli, kara ve geceyarısı acuzeleri?
Ne yapıyorsunuz?
HEPSİ
Adı söylenmeyecek bir iş.
MACBETH
Yalvarıyorum yaptığınız şeyler adına
(Nasıl öğrendiyseniz bildiklerinizi), cevap verin bana.
Rüzgarları çözseniz ve çarpıştırsanız
Kiliselerle, köpüklü dalgaları
Coşturup tekneleri yutsanız da,
Uç vermiş başaklar ezilse ve ağaçlar yere çarpılsa,
Kaleler başlarına yıkılsa koruyucularının da,
Saraylar ve piramitler kayarak
Temellerine doğru baş aşağı gitse,
Doğanın hazinelerinin tohumları altüst olsa hep birlikte
Yıkım bile bıksa da kendinden,
Siz sadece sorularıma cevap verin.
BİRİNCİ CADI
Konuş.
İKİNCİ CADI
İste.
ÜÇÜNCÜ CADI
Cevap vereceğiz.
BİRİNCİ CADI
Söyle bizden mi duymak istersin
Yoksa efendilerimizden mi?
MACBETH
Çağırın onları. Bırakın göreyim.
BİRİNCİ CADI
Dişi domuzun kanını dökün
Dokuz yavrusunu yiyen
Katilin darağacından
Damlayan yağı
Atın alevlere.
HEPSİ
İster yukarıdan gel ister aşağıdan
Göster kendini ve tüm becerini kullan.
Gök gürültüsü. İlk Belirti, Miğferli bir baş.
MACBETH
Söyle bana, sen bilinmez güç—
BİRİNCİ CADI
Aklından geçeni bilir.
Dediğini dinle ama hiçbir şey deme.
BİRİNCİ BELİRTİ
Macbeth! Macbeth! Macbeth! Macduff’a dikkat et!
Fife Beğine dikkat et. Yeter. Bırakın beni.
Kaybolur.
MACBETH
Her ne isen de, nazik uyarın için teşekkürler.
Tam korkumun üstüne bastın. Fakat bir kelime daha—
BİRİNCİ CADI
Artık emir verilemez. Şimdi başkası
İlkinden daha güçlüsü.
Gök gürültüsü. İkinci Belirti. Kanlı bir Çocuk.
İKİNCİ BELİRTİ
Macbeth! Macbeth! Macbeth!–
MACBETH
Üç kulağım olsa da hepsiyle dinlesem seni.
İKİNCİ BELİRTİ
Kanlı, cesur ve azimli ol. Gülerek aşağıla
İnsanoğlunun gücünü, çünkü kadından doğma
Kimse zarar veremeyecek Macbeth’e.
Kaybolur.
MACBETH
O zaman yaşa, Macduff; niye senden korkayım?
Yine de ben iki kez emin olmak için
Senet almalıyım Kader’den. Yaşamayacaksın,
Ki yufka yürekli korkuya yalanını söyleyebileyim,
Ve uyuyabileyim gök gürültülerine rağmen.
Gök gürültüsü. Üçüncü Belirti, Taçlı bir Çocuk, elinde bir ağaçla.
Bu nedir böyle bir kral gibi yükselen
Ve bebek alnında hükümdarlığın simgesi
Bir taç giyen?
HEPSİ
Dinle ama konuşma onla.
ÜÇÜNCÜ BELİRTİ
Aslan yürekli ve gururlu ol ve aldırma
Canını sıkanlara, öfkelendirenlere ve tuzak kuranlara.
Macbeth asla mağlup olmayacak
Büyük Birnam Ormanı kalkıp
Dunsinane Tepesi’ne doğru karşısına gelmedikçe.
Kaybolur.
MACBETH
Asla olmayacak bu.
Kim ormanı etkileyip ağaçları
Toprağa bağlı kökünden söktürebilir ki?
Ne tatlı kehanetler, güzel!
Ey asi ölüler, Birnam Ormanı ayaklanana dek
Asla ayaklanmayın, ve bizim yüksek-mevkili Macbeth’imiz
Tabiatın kiracısı olarak yaşasın, nefesini harcasın
Zamana ve ölümlü adetlerine. Yine de kalbim
Atıyor bir şeyi bilmek için. Söyleyin bana, eğer
Bunu da söyleyebilirseniz: Banquo’nun nesli
Hiç bu krallığa hükmedecek mi?
HEPSİ
Daha fazlasını öğrenmeye çalışma.
MACBETH
Bunu da deyin ve memnun olayım. Bunu reddedin de,
Ebedi lanet üstünüze olsun! Bırakın bileyim!
Kazan batar. Obualar çalar
Neden battı kazan? Ne sesi bu?
BİRİNCİ CADI
Gösterin.
İKİNCİ CADI
Gösterin.
ÜÇÜNCÜ CADI
Gösterin.
HEPSİ
Gösterin gözlerine ve yüreğine keder verin
Gölgeler gibi gelin, sonra da terk edin.
Sekiz kralın görüntüsü. Sekizinci kralın elinde bir ayna vardır
Ve arkadan Banquo gelir.
MACBETH
Siz de Banquo’nun hayaleti gibisiniz. Kaybolun!
Tacın yakıyor göz yuvamı. Ve saçın,
Ve öteki altın-çevrili alın, aynı birinci gibi.
Üçüncü de diğeri gibi. – Pislik acuzeler,
Neden bana bunu gösteriyorsunuz? – Dördüncü mü? Kör ol, gözlerim!
Ne, bu sıra kıyamete kadar uzayacak mı böyle?
Bir başkası daha mı? Yedinci mi? Daha fazla dayanamayacağım.
Yine de sekizinci elinde bir aynayla gözüküyor
Daha fazlasını gösteren, ve kiminin elinde
İki altın küre, kiminde üç asa.
Korkunç bir görüntü. Görüyorum işte,
Saçı kanla yapış yapış Banquo gülüyor bana
Ve onları işaret ediyor.
Belirtiler kaybolur.
Ne, bu kadar mıydı?
BİRİNCİ CADI
Evet, efendim, bu kadardı, fakat neden
Durur Macbeth hayretlen?
Gelin, kızlar, neşelendirelim ruhunu
Ve gösterelim en iyi oyunumuzu
Büyüleceğim havayı bir ses versin diye
Acayip dansınızı icra edin siz de
Böylece bu büyük kral diyebilir kibarca
Onu karşıladığımızı layıkıyla.
Müzik. Cadılar dans eder ve yok olurlar.
MACBETH
Neredeler? Gittiler mi? Bırakalım bu habis zaman
Lanetlenmiş olarak dursun takvimlerde! –
Gelin içeri, dışarıdakiler.
Lennox girer.
LENNOX
Majestelerinin arzusu nedir?
MACBETH
Kaderin Kardeşlerini gördün mü?
LENNOX
Hayır, lordum.
MACBETH
Yanından geçmediler mi?
LENNOX
Hayır efendim.
MACBETH
O binip gittikleri hava zehir olsun,
Ve lanet olsun onlara güvenenlere!
Bir atın dörtnalasını duydum. Gelen kim?
LENNOX
İki ya da üç kişiler, lordum, size Macduff’un
İngiltere’ye kaçtığı haberini getiriyorlar.
MACBETH?
İngiltere’ye mi kaçtı?
LENNOX
Evet, yüce lordum.
MACBETH[kendi kendine]
Ey zaman, benim dehşetli işlerimi seziyorsun ya.
Uçarı niyet yerini bulmaz asla
İş onla beraber olmazsa. Bu andan sonra
İçime ilk doğan şey
Elime de doğacak. Ve şimdi bile,
Düşündüklerimi taçlandırmak için eylemlerimle,
Düşüneceğim onu ve hallolacak:
Macduff’un kalesini basacağım,
Fife’yi kavrayıp kılıcın keskin tarafına
Karısını, bebeklerini ve tüm neslinin
Kadersiz ruhlarını yollayacağım. Ahmak gibi övünmek yok;
Yapacağım bu işi niyetim daha soğumadan.
Daha fazla görü yok! – Nerede bu beyefendiler?
Getir bana neredeyseler.
Çıkarlar.





Yorum bırakın