kalbim inceldiği yerden koptu
tutup da göğü sindiremedim odana
başımın çektiği ağrı
dudağımın tükürdüğü kan eşlik etsin varlığına
kırk kilitli yağmurda yolumu bulamadım
kuş ölmüyormuş ölsün
tren gelsin son rayına kime ne
beklediğimiz mektuplar yabanda kalmış
yabancı eller sarmış bedenimi kime ne
hep erguvan aradım kendimi asmaya
yaşamak ağır gelmedi haşa
ölmeyi çok basit gördüm ben
gece oldu mu karabasan dost oldu
ellerimi çekemedim yakamdan
kefen sana hiç yakışmamış
gözlerin ay gibi güzel hâlâ
içtiğim şerbet kızılcık
gittiğim yollar taşlık ve ıssız
kuşu öldüren merakı değil de neydi
Yusuf kuyudan çıkar çıkmasına da
babasının acısı bitti sanma
bağban kovdu bağından
elimde üzüm ve erik
ceviz cebimde dalıyla
ait değilim ne yanağına ne goncanın kucağına
bakmadığım aynalardaki hiçlik
gözümle görmediğim bir adamım
yarım kalmalardan parça
ekmek şahit olsun yarama
40 yıldır boğazımdaki şişlik
nefes aldırır aldırmasına da
devleti hain yapamam anama
ayaklarım dik dursa da
bir daha koşamam gayba





Yorum bırakın