hatırladın mı
bir ağaç kırıldığında
uzvunu kaybetmiştin
bir deniz kenarındaydın
karartı ve sen vardın
karartı vardı sen yoktun
fırtına patladığında
her şey karılmıştı
su ve toprak ve çamur
oraya dönmüştün
balçığa!
kendini yayışını unutma
sert kayaya çarpana dek
uzak ufuklara sürüklendiğini
her şey buğulu ve hızlıydı
her şeyi delip geçiyordu
taze ve sıradan bakışın
ilk bir katılığa temas ettiğinde
irkildin ve kabul etmedin bunu
o kesintisiz ilerleyiş o sel
nasıl olurdu da bir yerde dururdu
nasıl kalınlaştı eğilen fidanın gövdesi
ateş nasıl yaktı elini?
kabul etmedin bunu
o sessiz geçiş yerini
yok etmeye bıraktı
sertliği tanıdığında yumrukladın
parçaladın eline bir alet alarak
özümsedin içine kattın
dışarı çıkışın artık
tanıdık değil
bir harp meydanında gibi
titrek ve korkaksın
ve gaddar
düşmanını gördüğün yerde
ümüğüne yapışıyorsun
kaçıyorsun ve yakalıyorsun
ölüyor ve öldürülüyorsun.
hadi bir şeyler icat et!
güven kazan
zalim ol zulüm görme
bir biyosfer vardı bildiğin
Şimdi bir teknosfer de olacak
Tekhne.
üret ve yap
önünde
tamamen senin
ve sen olmayan
aletler devşir
sıkıca tutun
kullan bunları
bir şeyler eyle
yegane erdemin var artık
ilerlemek
yalnızca ilerlemeyi bileceksin
hıphızlı giderken
kaçıp giden bulanık manzara
zihninde kalan tek resim bu
bir dere yahut
kanalizasyon
ne fark eder
bir ormanla
bir site arasındaki farkı
görebilecek misin?
scientia potentia est
bilgi güçtür bunu belle
kuvvetlenip
birilerinde sına
eline yansımasın bildiğin
her şeyi karşına al
karart
her şey farklı şimdi sana
her şey dışarıdan
tutup birini cilaladığında
ürkütmeyecek mi seni
avından seken görüntün
sadece güzel olduğu için
etrafını seyretmeyeli
ne kadar oldu?
sen içimdeki meşum hayvan
kırdın zincirlerini
parmaklıkları parçaladın
her günün sıradanlığında
yani mesela
senin şehrinde yürürken
kornalar arasında
en sesli ve debdebeli anında
yine de duyuyorum böğürtünü
bırak palavrayı! kes
bana sükutu vaaz etme
vıyıl vıyıl kıvranışını
saklayamazsın benden
merhametine ihtiyacım yok
elime senden kalan
bir gürz alıyorum
gürz yahut
elektromanyetik bir dalga
her şeyi ben kılmak için
muhkem bir yer seçiyorum
ve indiriyorum tam oraya
and the rest is silence.





Yorum bırakın