trafik ışıkları
uzuyor asfaltta
üstte su lekesi
emilmiş betonla
yolda yürürdü
on yıl önce
yahut şimdi
baştanbaşa
değişim
burası
yoktu
şimdi var
yarın olmayacak.
sen olacak mısın
seni sen yapan şey ne
önce bunu sorarak başlamak
her zaman klişe
her zaman bir geçiştirmedir
sana katmak istemediğin şey ne
negatif bir yaklaşım fakat
dışarıda kalan ne çok şey var
elbet eksilterek başlar bir heykel
her yontmada amip ayakların uzanır
sana dair olana
emmek için artmak için kendinde
– katılıyorum çevreye doğru
ilkin değiştirerek değişerek
transplantation. nakil
oradan alıp buraya devretmek
fakat neyi
neon lambada reklam
yapay zekaya dair
bunu ekliyorum kendime
ustalığım tam burada zanaatım
kendimi aşma teşebessüm
tam burada başlıyor
çünkü bana verilmiş olanı
reddederek çıkıyorum yola
bana su veren eli tutup
yüzüne bakıyorum önce
suyu içmeden
kırılsam da susuzluktan
bu boyutsuz ışığa baktığımda
soyutluyorum yontuyorum onu
enginar yaprakları gibi özüne inmeye
kalbini yemeye
kim verdi bunu kim durup dururken
kim o kim yaptı bunu kim
kendim üzerine düşünmeden
başıma kakma bir yapaylık
öneren silikon el
seni dışımda bırakıyorum
seni çeken bu şey ne bu burgaç
yağmur fırtınasında parıldayan şey ne
hayır kırlara dönmek değil bu
karanlık bir şırıltı dinlemek değil
eğer lacivertse yağmur
eline düşen kirli iz
koşup kaçmak değil
ize dokunmak izi çevirmek
bu prizmaya aitsin en sonunda
tersine sokup beyazı bulmak
işte!
heykeltıraşlık
yapılmış olanı çevirmek döndürmek
kendine yönlendirip nakletmek
fakat atonal bir döngüde deveran ediyor
transhumanist yaklaşım ve sibernetik ağlar
geribildirimde yönetilen bir sistem
organın yok
eşiği atladığında
yeni bir uzuv
tayin ediliyor
algoritmalarla
bir bağıntısın
önden belirlenmiş antiorganik bir sığıntı
soruyorsun yine
sen bundan fazla neysin ki
bir bildirim döngüsünden
bir veriden bir veri merkezinden
ki uzun namlulu silahlarla korunur
veri kümen
ve anorganik bir hafıza
bunu dışarıda bırakmaya
hazır mısın
bağlamda tahmin edilmeyi
olasılık teoremlerini
hatırla.
yazın baharın yaptıklarını
hep koca bir incir ağacı
salınıyor rüzgarlı bir akşamüstünde
yolda yürüyenler elini atıyor
henüz olmakta olan incir sütüne
eksildiğimde kalan tek cevher bu
ve birkaç mor üzüm çöpü toprakta
tamamsın
sadece birkaç an daha.




Yorum bırakın