YAZILAR
-
Kıyıya Vuran Sanrılar
Akdeniz!su üstünde akkorsuz köpükler içi boş ampülzeytin işliğinin yanındandondurma reyonları geçiyor paraşütle atlanıyorçamların iğnemsi kızıllığındanulan venedik savaşı- ulan ikinci piusulan mantua konsili yani bok kırığı çam sakızısigismondo mundoMAGNVS 7 ADMIRATVScehennem… Read more
-
Parçalamanın Özümsenmesi
Bir şiiri nasıl eleştirmeye başlarız? Hangi zeminler üzerinde bir eser irdelenebilir? Bu zeminler oturtulmadan bir eleştiriye başlamak beyhude bir iş halini alır ve işin sonunda sadece güzel ya da kötü… Read more
-
Bir Yunan Çömleğine Kaside
Sen hep bakire gelini sessizliğin, Sen sükutun evlatlığı ve ağır zamanın, Orman perisi yalnız sen anlatabilirsin Şiirimden daha tumturaklı bir masal: Hangi sarmaş dolaş efsane dadandı suretine Yüce ya fani… Read more
Ben Emirhan. 19 yaşında John Keats okuyarak başlayan yolculuğumdan beri şiir bana hükmetti.
“If I can’t write, what can I do,” Theodore Roethke
Bana ulaşın:

POETİKA
Şiirin ne olduğunu bilmiyorum ama bunun estetik bir uğraş olduğuna tüm kalbimle inanıyorum. Estetik zevk ise deneyimlerin şairde
yoğunlaştırılmış hallerinin okuyucuya sözel tasviri. Şairin göğsündeki bulutsu göklerde yatan bize ait olanın bulgulanması, şiiri
mümkün kılar. Bu bulgulanma ise dil ile hayat bulur. Dilin pınarlarını kendinden dirilten şair, kendi dirilttiği pınarların
içinde tekrar ve tekrar ve tekrar yıkanır. Gökten yere inip tekrar göğe ağan işte bu akisler ve sedalardan başka nedir?
“Hoş gedilmez doluluğu, nuru yerden göğe ağar”
“Benim yüzüm yerde gerek, bana rahmet yerden yağar”
Bir WordPress.com sitesi
