Kategori: Genel
-
-
Aşkın Gidimliliğine Dair Bir Başka Lakırdı
İki yıl önce yazdığım bir söyleşinin ilk yarısını üslubu hafifçe tadil ederek yayımlıyorum. “Nihayet doyan aşkın harika etkisin’ bilir misinRuhları özgür kılınca, gövdeleri güzelce bağlar”-Schiller Görkem -Tamam tamam, hadi kapat artık. Daha da sakın bu konuyu açma!Eren -Görkem, Görkem! Hey, buradayım. Hoş geldin demek isterdim ama… Konuşmana ister istemez kulak misafiri oldum, insan şu güzelim…
-
-
Güneşle Ölen Kuşlara
Gün-düz, ay-dızMustafa S. Kaçalin: gün ‘güneşin doğuşundan bir dahaki doğuşuna kadarki -24 saatlik- zaman’ gündüz ‘güneşin görüldüğü, güneşli zaman’ ay ‘ayın doğuşundan bir dahaki doğuşuna kadarki -4 haftalık ~ 29/30 günlük- zaman’ *aydız ‘ayın görüldüğü aylı zaman’ mevsim ‘dört aylık / ükeklik (burçluk) dönem yıl ‘ükeğin (yıldızlar kümesinin) doğuşundan bir dahaki doğuşuna kadarki -12 aylık…
-
Reddimiras
Buruşuk tenli bir kadın buruyorduHarmanisinin kollarınıKoşturmakla yorgun ayaklarıSürerdi geceyiKendinden uzağaOnun hiç uykuları olmamıştıBin çocuklu gibi emzirmiştiEline geçen ne varsaO büyüttü bu odayıOnun elinde yeşerdiBalkon köşelerininYeşil ayrıksı otlarıBilmezdi hiç Bilemezdi Neler olduBeş yüz yıl önceUmrunda da değildi Birinci meclis falanBir kedi ölüsü gibiTarardı sadeceKocasının yorgun SaçlarınıBir ölü gibi yatardıKocası daBuruşuk tenli bir kadınınBurduğuYerlerden doğardı güneşOradan gelirdi…
-
Rehavet ile Kibir arasında İnsan.
Müsaadenle ilkin görüşlerimi üstten bir üslupla kabaca belirteyim.İnsanın bir tek kendine üzülüp bir tek kendine sevinebileceğini biliyorum. Bu ya doğrudan ya da dolaylıdan gerçekleşir. Ama sen sana isabet etmeyecek bir şeyden etkilenmezsin. Bunda hiç kuşku yok. Goethe’nin şu mısraları benimle çelişmez:Oysa sana isabet etmeyeceğ’ titrersinVe hayatta yitmeyeceğe daim ağlarsınBurada bahsolunan, kendiye isabet etme imkanı olan…
-
-
Değişimin Şairi: W.B.Yeats
All changed, changed utterly:A terrible beauty is born. -Easter 1916[Her şey değişti, değişti tamamen:Korkunç bir güzellik doğdu] Şairler üsluplarını oturturlar ve ondan sonra vazgeçmesi zor bir hal alır. Bu biraz da alışkanlık gibidir, en iyi olduğu alanı sürekli olarak kullanarak şair bir nefes yakalar, bu doğru ve olması gerekendir ama şairlerin burada kaçırabileceği nokta bu…
-
-








