MANIFESTO!
Gideceğimiz yolu bilmiyoruz. Bir yol var mı, o dahi meçhul.. Ama ülkedeki rekabetsizlik ve özlemsizliğin içimizde çökerttiği yıldızın, gene içimizdeki her şeyi yutucu bir karadeliğe dönüştüğünü anbean hissediyoruz. Bu zifirî yutulmayı hisseden herkes bizdendir! Ve inanıyoruz ki, bağrından neşet ettiğimiz toprak -güzelin ve yücenin toprağı- tamamen hiçliğe karışmadı ve biz öz evlatlarını yeniden bağrına basmanın umuduyla, kan çanağına dönmüş gözlerini silikleşen ufka dike dike bekliyor! Ya yapılması gereken? Ne yapmalı, nereye gitmeli.. habersiziz. Işığını göremesek de bizi sırf varoluşuyla teselli eden bir idealimiz bile yok… Ama “E, ne diyorsunuz yani, nasıl olsun bu iş?” sorusuna cevaben haykırabildiğimiz bir beyanımız var: “Nasıl olursa olsun fakat.. BÖYLE OLMASIN DA!”

Eren

Emirhan

Câhil Aylak

Cengizhan

İki yıl önce yazdığım bir söyleşinin ilk yarısını üslubu hafifçe tadil ederek yayımlıyorum. “Nihayet doyan aşkın harika etkisin’ bilir misinRuhları özgür kılınca, gövdeleri güzelce bağlar”-Schiller Görkem -Tamam tamam, hadi kapat artık. Daha da sakın bu konuyu açma!Eren -Görkem, Görkem! Hey, buradayım. Hoş geldin demek isterdim ama… Konuşmana ister istemez kulak misafiri oldum, insan şu güzelim Read more

Gün-düz, ay-dızMustafa S. Kaçalin: gün ‘güneşin doğuşundan bir dahaki doğuşuna kadarki -24 saatlik- zaman’ gündüz ‘güneşin görüldüğü, güneşli zaman’ ay ‘ayın doğuşundan bir dahaki doğuşuna kadarki -4 haftalık ~ 29/30 günlük- zaman’ *aydız ‘ayın görüldüğü aylı zaman’ mevsim ‘dört aylık / ükeklik (burçluk) dönem yıl ‘ükeğin (yıldızlar kümesinin) doğuşundan bir dahaki doğuşuna kadarki -12 aylık Read more

Buruşuk tenli bir kadın buruyorduHarmanisinin kollarınıKoşturmakla yorgun ayaklarıSürerdi geceyiKendinden uzağaOnun hiç uykuları olmamıştıBin çocuklu gibi emzirmiştiEline geçen ne varsaO büyüttü bu odayıOnun elinde yeşerdiBalkon köşelerininYeşil ayrıksı otlarıBilmezdi hiç Bilemezdi Neler olduBeş yüz yıl önceUmrunda da değildi Birinci meclis falanBir kedi ölüsü gibiTarardı sadeceKocasının yorgun SaçlarınıBir ölü gibi yatardıKocası daBuruşuk tenli bir kadınınBurduğuYerlerden doğardı güneşOradan gelirdi Read more

Müsaadenle ilkin görüşlerimi üstten bir üslupla kabaca belirteyim.İnsanın bir tek kendine üzülüp bir tek kendine sevinebileceğini biliyorum. Bu ya doğrudan ya da dolaylıdan gerçekleşir. Ama sen sana isabet etmeyecek bir şeyden etkilenmezsin. Bunda hiç kuşku yok. Goethe’nin şu mısraları benimle çelişmez:Oysa sana isabet etmeyeceğ’ titrersinVe hayatta yitmeyeceğe daim ağlarsınBurada bahsolunan, kendiye isabet etme imkanı olan Read more
Diğer sayfalar:
Bu siteyi, bu yayımları ve yaptığımız yapacağımız her şeyi tek sebepten ötürü yapıyoruz: Yaşamak. Ama alelade, boş, oyuk, miskin bir yaşamak değil; daima daha güzele doğru yükselen, yükseldikçe yücelen ve yüceldikçe hayattan aldığı zevk ve lezzetin de kemale erdiği bir yaşamak.. Tabii bu şaşaalı ifadeler sebebiyle zihninizde edebiyatın azdırdığı, bulutlu göklerin irtifasıyla mest ve bilgelik ile genel kanılardan noksan, uçuk bir Albatros canlanmasın.. Halimizde ketum kelebeklerin rızalı eğilişleri ve pelikanların malihülyası var… Yani herkes gibiyiz. Sadece, bizim gibilerle etkileşebilmek için cüretkar ve fakat atılması gereken bir adım attık, o kadar. Lütfen yakıcı eleştirileriniz, nazenin tavsiyeleriniz, bilinmediği takdirde neler neler kaybedileceğine inandığınız fikirleriniz, resimleriniz, şiirleriniz veyahut ne bilelim, artık ne için lüzumlu görüp yayımlamak istediğiniz neyiniz varsa bizimle paylaşmaktan çekinmeyin! Bırakın eserleriniz o tatlı bekleyişlerini elbet bir gün doğacağım ümidiyle kimsesiz defterlerde değil de, sanatı en az sizin kadar seven üç beş kişinin daha zihninde sürdürsün bari!
Sorularınız, yorumlarınız veya talepleriniz mi var?
Bizimle iletişim kurmaktan çekinmeyin. Düşüncelerinizi duymak isteriz. Ayrıca alttaki maile yazılarınızı ve eleştirilerinizi mutlaka iletin!
BİZE ULAŞIN!