YAZILAR
-
Dali’ye ve Rilke’ye Nazire
Veçhe: Aspect. Sin: Mezar Ser: Baş. (Serdümen, avare-ser, ser-hoş, ser-azat, ser-best, ser-a-pâ…) Read more
-
Kitabımukaddes’teki Eyüp kitabını eski tercümelerle kapsayarak aşmak.
Küçüklüğümden beri okuya okuya doyamadığım ve her okuyuşumda taze bir lezzet bulduğum Eyüp kitabını, Osmanlıca tercümeleriyle -bilhassa sonuncu tercümeyle- mukayeseli okuyarak şimdiki tercümenin Öz Türkçe olması sebebiyle ıskalanan bazı harika… Read more
-
Canlılar şişesinden dinsiz cin çıkaran büyücü, Evrim üzerine kesintili metefizik düşünceler -I
Bu yazı evrimi kabul edenler içindir. İnsanlar kabul ettikleri düşünceler üzerine derin ve detaylı bir tefekkürde bulunmadıkları için aynı düşüncelerin son raddesine değin inip, içselleştirip önlerine bütüncül bir surette sunan… Read more
-
Ancak Filozoflar Aşkı Yaşar
Hayattaki istisnasız her mevzu gibi aşkın da ancak iki filozof arasında yaşanabileceğine inanıyorum. Tabii filozofu bugünkü anlaşılan anlamda “metin üzerinden muhakeme yapa yapa kitaplaşarak kocayan canlar” için değil de “cahil… Read more
-
Benden Bana Kaçarım Ya Da Ressam Kimi Çiziyor?
Sanatkarın kendisinden kaçabilmesi mümkün müdür? Bence değil. Önceden ben de kaçabileceğini düşünüyor ve buna binaen şiirler yazıyordum… Halbuki kaçtığım yer gene benmişim! Şiirinin kendisinden özerk olduğunu düşünen şairin yaptığı nedir?… Read more
-
Şiirsel Tecrübe(m), Muhayyilenin mucizesi.
Şairlerden şiirlerinin hikayelerini epey duyarız fakat şiiri yazarken o şairin canında nasıl bir duygulanım ve dalgalanım oluyor? Bu pek paylaşılmaz. Halbuki bence en mühimi budur ve epey de ilginçtir. Misal… Read more
-
Felsefeye Adım Atan Her Gencin Ortak Sergüzeşti
Bu metnin tamamını normalde “Görkem” başlığı altında yayımlamıştım ama burada uzun yazılar yayımlamanın gereksiz olduğuna kanaat getirdim. Metnin değerli gördüğüm bu bölümü sitede kalsın diye yeniden paylaşıyorum: Eren -Genç kişi,… Read more
Welcome to my blog!
Bağlantılarım:

GÂYEM
Kişi, canına katlanarak can kıvrımlarını yoklayabilmişse -kendisi istemese bile- hayretlik bir marifeti doğurur: İşte şair! Şairden beklentim, yaşayışa karşı takınılan kuşbakışı tasnifçilik tavrını yakması. Canını dürüstlükle yoklayabilmiş birisi, kendi canında, aşağı gördüğünden bin beter bir aşağılık, yüce gördüğünden de bin bihter bir yücelik barındığını göreceğinden bütün canları öz canı bilir. Yaratışınız, kendinizi ayıltıcı bir faaliyete dönüşmüyorsa ne demeye yaratıyorsunuz? Yaratılarınız, anadilinizinle birlikte bir ‘loji’nin meselesi kalacak. Halbuki bizler zaten yaratışlarımızla varolmaktayızdır, eylemlerimizle yarattığımızsa bizzat yaşayışımızdır. Ben de yaşayışımı her defasında bir başka surette yaratarak var kılıyor ve varoluşuma tanıklık ederek onu hatırlıyorum. Sonuçta her kim ki sanatkarsa işi de yaratınıştan (kendini-yaratış, self-creation) ibarettir.
